SON DAKİKA
Advert
Advert

Selam İmam Hatiplim…

Bu haber 23 Eylül 2020 - 13:12 'de eklendi ve 21 views kez görüntülendi.

Bende bir İmam Hatipliyim…

Okullarında okumadım, imam hatipten okul arkadaşlarım olmadı, öğretmenlerim de yok oralardan. Ama ben bir İmam Hatipliyim, ben İmam Hatip ruhluyum…

Konya’mızın manevi direği Hacı Veyis Zade Hocamız İmam Hatip Okullar’ının temelini atmak için yardım kampanyası başlattığı zaman, ilk yardımı kendisi yapmış, Aziziye Camisi’nin kürsüsünden üzerindeki mübarek cübbesini çıkarıp cemaate doğru atarak; “cüzdanımda para yok, tek para eder eşyam bu cübbemdir” buyurmuşlardı. Bizzat kendisi kapı kapı dolaşarak yardım istemiş, bu sayede Konya İmam Hatip Okuluna Türkiye’mizin en eski İmam Hatip Okulu unvanını kazandırmıştır. Meslek dersleri hocası olarak girdiği o okullarda öğrencilerinin maddi ve manevi eğitimleriyle de bizzat yakından ilgilenmiştir. Kendisine “Hocam bırak artık şu dilenciliği” diyenlerin hepsi çoktan unutulsa da hocamız halen adına rahmet okutmaya devam ediyor. Bir umre ziyaretinde İmam Hatip Okulları’yla alakalı kendisine soru soran yeğeni, Akif-i Sani Ali Ulvi Kurucu üstadımıza “çok büyük bir gediği kapatacak, beklediğim ve hayalini kurduğum nesil buradan yetişecek” buyurmuşlardı.

Hocamızın kendi elleriyle diktiği o fidanlar yeşerdi, meyve verdi. Bir cenaze yıkayıcısının çok daha üstünde bir ekol, bir akım, bir ruh oldu, ruhu hasta çağımıza nuruyla şifa oldu…

1897’de İngiliz Müstemleke Bakanı İngiltere Lortlar kamarasındaki konuşmasında elinde ki Kura’an-ı Kerim’i göstererek “bunu Türklerin elinden almalı yâda onlara unutturmalıyız. Başka türlü onlara hükmedemeyiz” demişti. Bu hadiseden daha birkaç yıl önce Osmanlı sultanı Fener Rum Patrikhanesinin önünde Fener Patriği V. Gregorius’u astırdı. Gerekçe patriğin Rus Çarı II. Alexander’a yazdığı bir mektup sevebinden kaynaklı ihanetiydi. Şöyle diyordu mektupta; Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevi bağlarını yok etmek, dini metanetlerini zaafa uğratmak icap eder” Değişmeyen planlarını 1921 senesinde Milli Mücadele devam ederken Yahudi hahambaşı Haim Nahum eliyle bir kez daha ortaya koydular. Beyoğlu’nda B’nai B’rith isimli Yahudi karargâhında gazeteci Albert Karasu, Nesim Mazilyah, dişçi Sami Günzberg, fotografçı Jean Weinberg’a “Gayelerimizden birisi de İslam birlik ve şuurunu çözdürmektir. Bu an Türkiye’de din hakimiyetini yıktırmak için en bulunmaz tarihi fırsat dakikasıdır” demiştir Nahum. 

Haim Nahum’un danışmanlığını yaptığı İsmet paşa (İnönü)’nın “açın şu okulları da ölüleri arkada kalmasın” dediği İmam Hatip ruhu manevi duyguların katili, varoluşumuzun düşmanı, kirli emellerin ve korkunç ruhların karşısına, kale gibi aşılmaz duvarlar, iman gibi sarsılmaz ruhlar germiş, bu milletin madde ve mana planında varlığını koruma altına almıştır. Kemalpaşazade’nin atının ayağından Yavuz Selim’in kaftanına sıçrayan çamurun bereketi İmam Hatip Okulları’nda gonca gonca açmış, evlerimize, ailelerimize gül kokularını saçmış, neşve rüzgârlarını getirmiştir. Ölü ruhlar için Vel ba‘sübadelmevt tohumları ekmiştir.

Fikir dünyasını Celalettin Ökten, Necip Fazıl, Nurettin Topçu’dan alan İmam Hatip’lerden siyaset ve devlet adamları, fikir adamları yetişti.  Din tüccarlarının bozuk sermayelerini ifşa eden ve İslam’ın tadına varılmaz lezzetini “iyiliği emr – kötülükten nehy” dairesinde kalplere ulaştıran İmam Hatipliler, erozyonun büyüklüğüne rağmen bozuk sitemin yıkılış habercisi kardan aydınlık sabahların bahar muştusudur.

Ben de bir İmam Hatipliyim ve Bütün İmam Hatipli kardeşlerime, İmam Hatip Ruhlu kardeşlerime selam ediyorum…

Taha Yasin Yazıcı
Taha Yasin Yazıcıtahayasinyaziciagd@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: