SON DAKİKA
Advert
Advert

HER EVE BOŞ BUZDOLABI !!!

Bu haber 18 Ağustos 2020 - 8:03 'de eklendi ve 114 views kez görüntülendi.

Bol tartışmalı, ve bir o kadar da hareketli günler hiç bitmeyecek gibi devam ediyor. 

Pandemi döneminde etkisini fazlası ile hissettiren ekonomik darboğazda, insanlar hem can hem de geçim derdinde.

Bu dönemde işi kolay olan ne bir kişi , ne de bir kurum var.

Moralleri yüksek tutmak için bazı TV kanallarını izlemekte fayda var ancak, moralleri yüksek tutacağız diye gerçekleri de yok saymamak gerekiyor.

  • Avrupa ülkeleri içerisinde imalât verilerimiz ile birinci sıradayız,
  • İşsizlik rakamlarımız  Avrupa ülkelerine göre çok iyi durumda,
  • Enflasyon henüz tek haneli rakamlarda seyrediyor,
  • Altın ve dövizde yukarı yönlü hızlı bir atak olsa da neyse ki;

‘’Maaşlarımızı Türk Lirası olarak alıyoruz ve harcamalarımız Türk Lirası ile…’’

Moral bozmayalım…

Morallerimiz yüksek olunca ihtiyaçlarımızı erteleyebiliyor muyuz?

Üreticinin artan maliyetlerini fiyatlara yansıtmasını önleyebiliyor muyuz?

Bazen ciddi manada aklımızla dalga geçildiğini düşünüyorum.

Ürettiğimiz ne var ise  bir şekilde dolar ile doğrudan maliyetlendirilmek zorunda.

Basit bir örnek verecek olursak; petrol, doğalgaz gibi dışa bağımlı olduğumuz enerji kaynakları dolar ile ücretlendiriliyor.

Yıllarca kendi kendine yeten bir ülke olmamıza rağmen , peki ya şimdi kendi kendimize yetebiliyor muyuz?

Ya da hazinenin borcu var iken  ben vatandaş olarak, bu borçtan bana ne diyebilir miyim?

Son dönemde, gerekçesi her ne kadar dış mihrakların bize savaş açma düşüncesi olduğu söylense de dış borç ödemelerimiz ( yap-işlet-devret) geçiş garantili yollar, yolcu garantili havayolları ve tabi dış borç faiz ödemeleri geldikçe dolardaki yükselişin aslında Merkez Bankasının dolar ihtiyacından dolayı olduğunu düşündürüyor.

Buzdolabımız var , ama içi ne durumda?

Bizim buzdolaplarımızın içini nasıl dolduracağımızı tartışmamız, buzdolabı sahibi olmamızdan daha önemli olsa gerek.

19 yıl boyunca İMF’ ye borç ödedik ve sonunda bitirdik. Bu borcu, kendi imkânlarımız ile mi ödedik yoksa başka kurumlara borçlanıp mı ödedik?

Şu an pandemi dönemindeyiz, her kötü senaryonun bir açıklaması vardır. Bu dönemin sonunda ekonomik olarak refaha ulaşamazsak yeni bahanemiz ne olacak şimdiden düşünmeye başlamakta yarar var.

Refaha ulaşmak, Türkiye gibi zengin bir ülkede hiç de zor değil.

Bizim bunu yapacak her imkânımız var. Verimli topraklarımız, suyumuz, iş gücümüz var. Dört mevsim turizm geliri elde edebileceğimiz güzide bir coğrafyamız var. Yüksek teknolojide ürün ve hizmet geliştirebilecek yeni teknolojiye  yatkın, eğitimli genç insanlarımız var.

Artık doğru taraf desteklenmeli, kamudaki lüks harcamalardan vazgeçilmeli.

Buzdolapları kadar içindeki gıda ürünlerinin de %100 Türk malı olması gerekiyor.

Borçluysanız ve ekonomik zorluklar yaşıyorsanız gereksiz harcamalarınızı bir kenara bırakır, tasarrufa yönelirsiniz, daha fazla üretir ve daha çok ürün satarsınız.

Ancak satarken de altın yumurtlayan tavuğu değil, yumurtalarını satarsınız.

Saygılarımla…

Erdal Özel
Erdal Özelinfo@erdalozel.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: