SON DAKİKA
Advert
Advert

Harabi, Harabati – Kökü Mazide Olan Ati!!!

Bu haber 05 Ağustos 2020 - 11:57 'de eklendi ve 67 views kez görüntülendi.

Ziya Gökalp Yahya Kemal’e; “Harabisin harabati değilsin, / Gözün mazidedir âti değilsin” (Ayyaşsın ama vaktini meyhanede ziyan etmezsin. Geçmişte takılıp kalmışsın hiç geleceğe hitap etmiyorsun) deyince, ruhunda batılılaşmanın elemini çekmiş ve milliyetçiliğin kıymetini acı tecrübelerle öğrenmiş büyük şairimiz cevap vermiş; “Ne harâbî ne harabatiyim, / Kökü mazide olan âtiyim” (Ne ayyaşım, ne de vaktimi buralarda boşa harcarım. Ben köklerini geçmişten alıp dallarını geleceğe uzatan bir çınar ağacıyım)

Günümüzde toplum olarak kaybettiğimiz en kıymetli şeylerden biri de bize mazimizi hatırlatan kilometre taşlarımızın olmayışıdır. Seyfi Dursunoğlu yâda namı diğer Huysuz Vir Jin geçtiğimiz günlerde vefat etti. Türkiye’de özel televizyonculuğun yaygınlaşmaya başladığı 1990-1998 yılları arasında kantolarıyla meşhur olmuş bir sanatçıydı. Çocukluğumda konuşmaları, tavırları korkuturdu beni. Kendisinin aslında erkek olduğunu öğrendiğim zaman hayatımın travmasını yaşamıştım. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak dedikleri şey bu olsa gerek di? Kazandığı 15 milyon liralık servetini ÇYDD’ye bağışlamış, Türkan Saylan’ın çocukları “seni unutmayacağız” dediler. Bizim kendisini pek hatırlayacağımız söylenemez. Hatırlasak da, hayırla hatırlayacağımız söylenemez.

Bir döneme damgasını vuran sanatçıları incelediğiniz zaman, aslında bu milletin öz değerleriyle çatışmış insanların ön plana çıktıklarını görürsünüz. Müzeyyen Senar… İlk şöhret yaptığı yerler gazinolardır. “Haydar Haydar” şarkısını okuduktan sonra, son yudumunu aldığı kadehi seyircilerine fırlatan bir sanatçı. Cumhuriyet’in Divası… Zeki Müren… Onun öğrencisi. En önemli özelliği, İstanbul Sözleşmesinde geçen tabiriyle, cinsiyet eşitliğine sahip olan bir sanatçı olması. Şehzadesi süslendiği zaman “annene giyecek bir şey bırakmamışsın” diyen Yavuz Sultan Selim’in torunlarının karşısına en süslü kıyafetlerle çıkan, takıp takıştıran erkek sanatçımız… Sanat Güneşimiz… . Türkçeyi en güzel kullanan insan diyorlar. Prof. Dr. İlber OrtaylıZeki Müren Türkçenin canına okudu” demişti. Türkçenin katledildiği bir dönemde, bozulmuş Türkçeyi güzel telaffuz ediyor olabilir, ancak konuşması bir İstanbul Türkçesi değildir. Bu yüzden ondan Türkçe öğrenenler yanlış öğrendiler. Bülent Ersoy… Çok güzel bir musiki bilgisi olduğu inkâr edilemez. Ancak eski İstanbul lehçesini aksettirmeye çalışan hali, insanları azarlayan ve hakaretvari konuşan tarzıyla, abartıyla takıp takıştırdığı aksesuarlarıyla üzerinde o kadar çok sırıtıyor ki! En önemli özelliği Türkiye’de cinsiyet değiştiren ilk sanatçı olması… Bülent ablamız, kurbandı bize…

Bu harabi ve harabati sanatçıları ülkemizde – Z kuşağı dahil– tanımayan kimse yok. Fakat bir Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça dediğiniz zaman ismini duyan çok nadir insanla karşılaşırsınız. 1926 Doğumlu, Tıp Fakültesi mezunu… Başhekimlik yapmış, Amerika’da eğitim almış başarılı bir akademisyen… Bilimsel neşriyatları da var… Osmanlı’dan gelen Meşk usulünü devam ettiren sanatçımızın musiki hocaları, silsile yoluyla 16. yy. kadar uzanıyor. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Saadeddin Kaynak, Münir Nureddin Selçuk, Zeki Arif Ataergin, Refik Fersan, Dede Süleyman Erguner, Dr. Selahaddin Tanur gibi üstatlar… Mehmet Barlas’a TV’de mülakat verirken tesadüf etmiştim kendisine ilk defa. Çocuktum. Osmanlı Türkçesiyle konuşuyor ve kelimelerini çok düzgün telaffuz ediyordu. Kıyafetinde ki zarafeti görmezden gelemezsiniz. Halkına olan saygısı o kadar yüce ki, ceketinin düğmesi her zaman iliklidir. Karşınızda bir İstanbul beyefendisini görürsünüz. Okuma usulü bakımından, güzel Türkçesi bakımından yaşayan bir edip ve üstad… Koca bir çınar… Kökü mazide olan bir ati… Bu milletin mazisini silmeye çalışanlar, bize mazimizi hatırlatan her şeyi sildiler. Alâeddin Yavaşça üstadı kimse tanımıyor maalesef. Sayısız beste ve güfteye imza atan hocamız hala hayatta. Kendisinden yetişen öğrencileri de o naif kişiliği devam ettiriyorlar. İlerleyen yaşı dolayısıyla hastanede müşahede altında olduğunu duymuştum. Kendisine hayırlı uzun ömürler diliyorum. Toplumumuzun böyle kıymeti şahsiyetlerle tanışmaya ve yeniden ihya olmaya ihtiyacı var.

Taha Yasin Yazıcı
Taha Yasin Yazıcıtahayasinyaziciagd@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: