SON DAKİKA
Advert
Advert

ÜÇ KURBAN, DÜNYA KADAR DERS…

Bu haber 04 Ağustos 2020 - 8:02 'de eklendi ve 142 views kez görüntülendi.

Kurban dediğimizde bu kavram bizlere uzak olmayan, hatta iç içe olduğumuz bir kavramdır. Heyecanla beklediğimiz, güzelliklerin ve paylaşımların yaşandığı bir mevsimin, bir bayramın adıdır. İslam nezdinde kurban, çok farklı mânâları ve açılımları ihtiva etmektedir. Detayları bir kenara bırakarak Kurbandan alacağımız birçok hisseden bazılarına değineceğim.

Kurban kelimesi, zihnimde ilk önce Âdem’in (as) oğlu Habil’in (as) kıssasını canlandırır. Hani Âdem (as) ile Havva (as) yeryüzünde yaşamaya başlamışlardı. Oğulları da kendi kabiliyetlerine göre çalışıyorlardı. Zaman geldi, Rabbimiz (cc) her birinden kendisi için kurban sunmalarını istedi. Maide Suresi 27 – 30 ayetleri bize bu konuda bilgi vermektedir:  Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), «Andolsun seni öldüreceğim» dedi. Diğeri de «Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder» dedi (ve ekledi:) “Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan (bile), Ben asla öldürmek kastıyla sana el uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkan birisiyim.” Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur.” Nihayet kardeşini öldürme hususunda nefsine uydu da öldürdü onu ve ziyankârlardan oluverdi.”

Hadisenin rivayetlerden gelen detaylarında, Kabil isteksiz bir halet-i ruhiye içinde, değeri olmayan, belki de çürük, pörsümüş bir şeyleri kurban diye sundu. Habil (as) ise içinden çağlayarak Rabbinin (cc) rızasını kazanmak için, en çok sevdiği bir şeyleri veya hayvanı kurban olarak sunmuştu.

Aklımıza hemen “Âl-i İmran suresinin 92. ayetinin hayatımızın ne kadar içinde?” sorusu takılıyor; “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” 

Tabi kurban denilince İbrahim (as) ve İsmail (as) kıssasını hatırlamadan ve dersler çıkarmadan geçemeyiz. Sâffât Suresinin 102. ayetinde bizlere sunulan baba  ve oğul modeli, bizim Rabbimizle (cc) aramızdaki “Kurbiyet” için neleri, niçin ve nasıl kurban edeceğimizi  önümüze sermektedir.Ayette; “Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: “Ey oğulcuğum! Ben, rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?” dedi. Çocuk: “Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi.” buyrularak nasıl bir evlat yetiştirmemiz gerektiğinin ipuçlarını vermektedir. 

Rabbine verdiği sözü yerine getiren İbrahim (as),  verilen söze sadakatin güzel bir örneğini gösteriyor bizlere. Sevdiğini Yüce Rabbine (cc) kurban etmek için tereddüt göstermeyen İbrahim (as) ile birlikte canını Allah (cc) için feda edebilecek kadar gözü kara ve yüreği imanla dolu İsmail (as) gibi bir çocuk örneği önemli bir kıstastır. Nesil kaygısında olan  herkese en güzel örnek İsmail’dir (as).  Şairin dediği gibi “Bu kapıdan kol kanat kırılmadan geçilmez. / Yardan, anadan, serden geçilmeden geçilmez…” ruhunu evladına verme gayretinde olan anne ve babalarımızın sayısını çoğaltmamız gerekiyor.

Yine Meryem (as) ile annesi İmran’ın Hanımı Hanne’yi anmak, kurbanın ruhunu anlamamızda büyük  pay sahibi olacaktır. Hanne, bir adanmış ruhun nasıl bir adayışla neyi, niçin ve ne şekilde adanacağının en önemli örneğidir. Hiç pazarlık yapmadan ve beklenti içinde olmadan, sadece Hakk’ın rızasına erebilmek için. Ayette Rabbimiz (cc) “İmran’ın karısı: “Rabbim, karnımdakini tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.” demişti.” (Âl-i İmran suresi 35) buyurarak, tarihe iz bırakan, insanlığa örnek olanların Hakka adanan ve adayan yüce ruhlu insanlar olduğunu belirtiyor. Rabbimiz (cc) bize bu samimiyetin neticesini de “Bunun üzerine Rabbi, kız çocuğunu hoşnut olarak kabul etti, O, onu güzelce büyüttü ve Zekeriyya’nın himayesine verdi…” (Âl-i İmran suresi 37) buyurarak önümüzde sergiliyor. Bizlere gözümüzün nuru olarak emanet edilen evlatlarımızın nasıl göz aydınlığı olacağının yolunu göstermektedir. 

Vesselam…

Bekir Tekkaymaz
Bekir Tekkaymazhaber@kanal42haber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: