SON DAKİKA
Advert
Advert

HAKARET SEBEBİYLE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASI VE DAVA AÇMA SÜRESİ

Bu haber 01 Temmuz 2020 - 12:46 'de eklendi ve 407 views kez görüntülendi.

Toplum içinde yaşarken, birçok farklı durumla, fikirle, görüşle de yaşamayı öğreniyoruz. “Herkesi sevemezsin, şart da değil ama saygı duymak zorundasın” cümlesini hayatımızda defalarca duymuşuzdur. Fevri davranışlar, düşünmeden hareket etmeye yönelik eğilimler zaman zaman bizleri ya da karşımızdaki kişiyi istenmeyen hareketlere yöneltebiliyor. Toplum olarak tahammülümüzün düşmesi de bu durumu tetikliyor.

Sosyal medya kullanımının artması, muhatap olarak sadece bir profil resminin olması, insanları daha çok hakarete yöneltiyor. Tüm bu sebeplerle, -eskiye nazaran- hakaret davaları ile daha çok muhatap oluyoruz. Hakaret suçu, Türk Ceza Kanun(TCK) 125. maddesinde düzenlemiştir. Yine 125. maddede hakaret suçu işlendiği takdirde verilecek cezayı arttıracak durumlar da belirlenmiştir. TCK, Kamu hukukuna ilişkin kanun maddelerinden oluşur. Bir bakıma toplumun düzenini koruyan maddeler de diyebiliriz. Dolayısıyla Ceza Mahkemesinde açılan hakaret davasının asıl amacı, suç olması sebebi ile bu suçun cezalandırılması ve kamu vicdanının rahatlatılmasıdır. Biz avukatların genel itibariyle uyguladığı yöntem ise, öncelikle suçla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunmak, akabinde de tazminat davası açmaktır. Bununla birlikte, bir fiil TCK kapsamında suç olmasa bile, zarar verici ve ahlaka aykırı ise, zarara uğrayan kişi yine bu zararının tazminini isteyebilir. Bu durum da, Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde düzenlenmiştir. Bu, bizlerin usul olarak izlediği yoldur. Ancak şikayetçi olmadan direk tazminat davasının da açılması mümkündür.

Tazminat davası, Türk Borçlar Kanununda (TBK) düzenlenmiştir. Haksız fiil olarak geçmesi ve buna ilişkin düzenlemelerin yanında, davanın ne zaman açılacağı ile bilgiler ve düzenlemeler de ilgili kanunda ifade edilmiştir. Tazminat davasının ne zaman açılacağına ilişkin maddede, “Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıl içinde açılmalı, aksi takdirde zamanaşımına uğrar.” denilmektedir. Fakat burada bir ayrıntı daha belirtilmekte, o da ilgili fıkranın ikinci cümlesinde şu şekilde ifade edilmiştir; “Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımına uygulanır.” Yani, tazminat davası açmak için ceza mahkemesi kararını beklediniz ve TBK’ya göre süreyi kaçırdıysanız, TCK’da da ilgili suçla ilgili bir zamanaşımı düzenlemesi varsa, ona dayanarak dava açabilirsiniz.

TCK’da ilgili maddede 5 yıldan az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıl olarak düzenlenmiştir. Hakaret suçunun cezasının 5 yıldan az olması sebebiyle zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu durumda, hakarete uğradıktan sonra 2 yılı geçirseniz dahi tazminat davası açabilirsiniz. Bu yönde Yargıtay’ın da verdiği kararlar mevcuttur. Örnek vermek gerekirse, 2010 yılında gerçekleşen bir fiile karşı 2015 yılında tazminat davası açılıyor. Yerel Mahkeme 2 yıllık zamanın geçtiğinden bahisle davayı reddediyor. Ancak dosya Yargıtay’a gidiyor ve Yargıtay, ”Davacının haksız fiil tarihinden itibaren sekiz yıl içinde tazminat davası açma hakkı vardır. Mahkemece davanın esastan incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile istemin zamanaşımından reddi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.” diyerek yerel mahkeme kararını bozmuştur. Dolayısıyla, saygısızlığın, tahammülsüzlüğün dışa yansıyan fotoğrafı olan hakaret fiilinin hem cezai hem tazminat anlamında cezalandırılması mümkündür. Sürelere dikkat ederek açmakla birlikte, kaçırdığını düşünenlerin de bir avukata danışarak tekrar gözden geçirmesi sağlıklı olacaktır.

Raziye Gülaçar Açıkyürek
Raziye Gülaçar Açıkyürekhaber42medya@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: